
Sık görülür ve çeşitli orijinleri vardır.
A- Jinekolojik Olmayanlar
Dolu mesane Pelvise düşük böbrek Bağırsakta dışkı Diverticulosis Apandisit abbesi
Retroperitoneal Hematom veya tümör Metastatik carcinoma
Karın cidarı hematomu veya tibrosis (ışın tedavisi neticesi)
B- Jinekolojik Olanlar
Uterus
Benign Tümörler
Miyomlar en sık görülenlerdir. Genellikle muayenede tesadüfen bulunur. Semptomatik olanlarda subakut veya kronik ağrı, mesaneye veya barasğa baskı, anormal kanamalar ender olarak da miyomdaki dejenerasyona veya pediküllü miyomun torsiyonuna bağlı akut ağrı olabilir.
Miyom çok ender olarak (1:1000) sarkoma değişebilir. Malign Tümör
İhmal edilmiş vakalar hariç uterus kanserleri pek büyük bir kitle yaratmaz, daha ziyade anormal kanama vardır. Geç teşhis edilmiş servikal kanser pelviste geniş tümörler oluşturabilir.
Uterusun doğuştan anomalileri; bicornis ve unicornis adneks tümörü ile karıştırılabilir
Överler
Pelvis kitlelerinin çoğu över tümörleridir. Kistler fonksiyonel veya neoplastik kistlerdir.
Çocukluk ve puberte çağındaki över tümörleri çok ciddiye alınıp araştırılmalıdır zira, bunların çoğu neoplastiktir ve malign olabilir.
Puberte ile menopoz arası tümörlerdaha ziyade fonksiyonel veya be-nign tümörlerdir (benign kistler, endometriosis dahil). Postmenopoz tümörler de neoplastiktir ve derhal teşhis edilmelidir. Dermoid kistler genç kızlarda 1-20 yaş arasında en sık görülen tümörlerdir. Seröz ve müsinoz kistadenomalar reprodüktif yıllarda sık görülen över tümörleridir. Theca lutein kistleri, trofoblastik hastalıkta kanda çok yüksek chorionic gonadotropin seviyeleri nedeni ile olan tümörlerdir ve büyük hacimlere (20 cmkadar) ulaşırlar. Ameliyata lüzum yoktur. Zira trofoblastik tümör çıkarılıp chorionic gonadotropin seviyesi düşünce onlar da kaybolur.
Över kanserlerinin büyük kısmı epitelyal tümörlerdir.
Pelvik Kitle Tanısı
İyi bir anamnez alınması en önemli ilk adımdır. Tanıda jinekolojik olmayan hastalıkların da dikkate alınması lazım geldiğinden hastanın uzun zamandır mide barsak veya idrar yolları şikayetleri, ağrıların yeri süresi ve yayılma şekli, anormal kanamalar, geçmişteki cerrahi veya ışın tedavileri tanıya yardım edeceklerdir. Ateş, titreme, enfeksiyon, akut ağrı, kusma ve ateş pelvik tümörlerin torsiyonunu ekarte etmez, ascites habis tümör ihtimalini arttırır.
Muayenede palpe edilen kitlenin tek taraflı, düzgün yüzeyli, kis-tik tabiatta ve mobil oluşu daha ziyade selim tip tümörü, solid, gayri-muntazam ve fikse oluşu ise habis tümörü işaretleyebilir. Tabii ki bunların istisnaları vardır. Palpasyonda ağrı; iltihabi hastalıklarda tor-siyon hallerinde ve gebeliklerde daha sık görülür.
Hasta görüldüğünde pap smear ve bakteri için smear yapılmalıdır. Eğer vajen veya servikste bir lezyon görülürse pap sme-ar’e güvenmeyip biopsi yapılmalıdır. Anormal kanama varsa endometrium aspirasyon biopsisi kolayca muayenehanede yapılabilir. Karında ascites ponksiyonu habis hücreler gösterirse kıymet taşır. Negatif olması habis tümör olanağını ortadan kaldırmaz. Cul de sac ponksiyonunda kan, rüptüre olmuş dış gebeliği veya hemorajik över kistini gösterir.
Laboratuarda kan sayımı, idrar tahlili Beta HCG gebelik testi, böbrek fonksiyon testi (kan üre nitrojeni ve kreatinin dahil) eğer lüzum
görülürse kan grubu ve crossmatch yapılmalıdır. Beta HCG testi trofoblastik hastalığının takibinde de faydalıdır.
Röntgen ve Ultrason
Karın röntgeninde hava sıvı seviyeleri veya periton içi serbest hava (genellikle cerrahi müdahaleyi icab ettirir) mevcudiyetini göstererek yardım eder. Kalsifikasyonlar, dermoid kistlerde, över tümörlerinde ve uterus miyomlarında görülür.
Mide, barsak şikayetlerinde kontrastlı röntgen tetkiki övere metastaz yapan mide tümörlerini gösterebilir.
İntravenöz piyelografi idrar yolları anomalilerini, pelvis böbreğini, üreter darlıklarında ise böbreğin dejenerasyon derecesini gösterir.
Ultrasonografi bir tümörün büyüklüğü, vasfı (kistik veya solid) ve orijini hakkında bilgi verir. Muayenesi zor şişman hastalarda vajinal ultrason bilhassa yardımcıdır. Yaşlı hastalarda vaginal ultrasonografi zor veya imkansız olabilir. Renkli Doppler ultrason ile habis ve selim över tümörlerinin ayırıcı tanısı için yapılan yeni çalışmalar ümit vericidir.
MRI (Magnetic Resonance Imaging)
Pahalılığı ve vücudunda metal parçalar olanlarda (pacemakers, anevrizma küpleri, intraokuler metal parçaları olanlar) yapılması dezavantaj olmakla beraber ışın ve kontrast materyel kullanılmasına lüzum olmaması nedeniyle tercih edilebilir. MRI yağ dokusunu-hemorajiden, solid tümörü hematomdan ayırt edemez. Ultrason tam netice vermezse, uterus tümörünü adneks tümöründen iyi ayırabilir, yine basit bir kisti hemorajik kistten ayırmada faydalı olabilir.
BT de pahalı ve kontrast materyel kullanan bir metoddur. Fakat yağ dokusunu ayırt etmesi yönünden, retroperitoneal dokuların tetkiki bakımından, selim kistik teratomları en iyi tanımlayan metod olması bakımından ve peritoneal ve retroperitoneal över kanser metastazlarını iyi gösterebildiğinden yararlı bir araçtır.
Laparoskopi
Pelvik tümörlerinin mevcudiyetini, cinslerini ve laparotomiye ihtiyaç olup olmadığını tanımlamak için kullanılır. Laparotomi ve lüzumsuz ameliyatlar önlenebilir. Laparoskopi ile biopsi yapılabilir ve bazı tümörler (över kistleri vs.) laparoskopik metodla çıkarılabilir.
Tedavi: Hastalığın akut olup olmadığına, ağrının şiddetine, hastanın yaşına, muayene, laboratuar ve röntgen, ultrason ve CT scan neticelerine göredir. Rüptür, torsiyon, kanama, şiddetli ağrı ve enfeksiyonlar acil tedaviyi icab ettirir. Sıvı ve kan verilmesi lüzumlu olabilir. Ciddi enfeksiyonlarda damar içi antibiotik tedavisine, lüzumlu kültürler (kan ve lokal) alındıktan sonra genellikle neticeyi beklemeden başlanmalıdır. Sonradan antibiogram’a göre değiştirilebilir.
Pelviste palpe edilen her tümörün malign olabileceği düşünülerek hareket edilirse kötü sonuçlar önlenmiş olur.
Doktor kendi mahcubiyetine neden olmamak için dolu bir mesane veya barsakta gaita olasılığını akılda tutmalıdır. Ovulasyon olan her kadında daima dış gebelik ihtimali düşünülmelidir (Dış gebeliğe bakınız).
Çocuklarda ve postmenopoz kadında pelvik tümör malign addedilmen ve gerekli diagnostik araştırmalar yapıldıktan sonra cerrahi müdahaleye geçilmelidir.
Tek taraflı över basit kistleri5 cm’i geçmemek üzere konservatif olarak, bekleme ile, 2-3 ay gözlenebilir. Kist kaybolmazsa laparoskopi ile değerlendirilmelidir. Kaybolmayan pelvik tümörlere cerrahi metodla biopsi icab ederse tümör tamamen çıkarılmalıdır. Habeset büyük bir olasılık ise laporotomi ile müdahale tercih edilir. Karın ensizyonu icab ederse daha da uzatılabilmesi için vertikal olmalıdır. Bu suretle tümörün karın içi yaygınlığı doğru olarak tayin edilir.